Saturday, July 08, 2006

RABBİLER'İN FİKRİ: SİYONİZM, YAHUDİLİĞE AYKIRI!

İslamic Human Rights Commission (IHRC), tarafından düzenlenen ‘Against Zionizm;Jevish persprctive’ adlı konferansta konuşan Yahudi din adamları siyonizme karşı çıktılar.
Londra üniversitesine bağlı SOAS salonlarında yapılan konferansa ABD, Kanada ve İngiltere’den katılan Rabbi Weiss, Rabbi Cohen ve prof. Yakov Rabkin, siyonizmin, Yahudilik ile karıştırıldığını, oysa Yahudi dininin ,bugün İsrail devleti’nin temellerini oluşturan siyonist ‘apartheid’ devletine temelden karşı olduğunu söylediler.

İHRC tarafından düzenlene konferansa katılan Dünya’nın değişik ülkelerinden katılan din ve bilim adamları Uri davis, Les Levidov, Stanley Cohen, John Rose ve Michael Warsanski İsrail devletinin Filistinde Arap toprakları üzerinde sömürgeci ve ırkçı bir politika izlediğini ve katliam suçu işlediğini vurguladılar.

Neturei carta


Konferansa katılan ‘Neturei Carta’ adlı siyonizm karşıtı Yahudi örgütün uluslararası sözcüsü Rabbi Weiss, konuşmasında ‘tevrat’tan yaptığı alıntılarla siyonizmin Yahudi dininin esaslarına ters düşen, ‘politic identity’ olduğunu kaydetti. Ailesi ‘Austchwitz’ toplama kampında Naziler tarafından katledilen Rabbi Weiss, ‘anti- siyonizm ve anti-semitizm arasındaki farkları belirterek, ‘Anti- semitizm 2000 yıldanberi yaşıyor ama anti-siyonizm İsrail’in Arap topraklarını işgal etmesiyle birlikte başladı.’ dedi
Rabbi Weiss’in sözcülüğünü yaptığı ‘neturei carta’ adlı örgüt uluslararası planda Siyonizme karşı çıkan Ortodoks Yahudilerinin organizasyonu olarak biliniyor. Özellikle Londra’da Hackney bölgesinde etkin olan ‘neturei carta’ örgütü temsilcileri, İsrail karşıtı gösteriler düzenliyor ve bölgede açtığı bazı dinsel okullarda savaş ve siyonizm karşıtı bir eğitim yürütüyor. 2 Haziran Pazar günü İHRC konferansında konuşan Rabbi Weiss geçen yıl Amerika’da siyonist yahudiler tarafından saldırıya uğradı ve konuşmaları engellenmeye çalışıldı.

‘ABD’de Yahudilerin % 75i Bush’a karşı oy kullandı’

Konferansa Kanada’dan katılan prof. Yakov Rabkin ise, ABD ve kanada’da yaşayan yahudilerin çoğunluğunun siyonizm politikasına ve Filistinde sürdürülen işgal hareketine karşı olduklarını söyledi.Yakov Rabkin Amerika’da yaşayan yahudilerin ve müslümanların her ikisinin de % 75 inin George Bush’a karşı oy kullandıklarını ancak Bush yönetimine yakın güçlü yahudi lobi gurupları ve silah fabrikatörlerinin desteğini alan Bush’un hala yönetimde kalabildiğini söyledi.

‘Hz. İsa nın ikinci gelişi öncesi İsrail’

Konuşmacılardan prof. Rabkin, Amerikada İsrail yanlısı ‘think thank’ların poropagandalarını Tevrat'ta yer aldığını iddia ettikleri ‘İsa'nın ikinci kez gelişinden önce Filistin'in İsrail toprağı olması gerektiği’ tezine dayandırdıklarını ve din adamlarını bu yönde seferber ettiklerini söyledi. ‘Jewish opposition to zionizm’ adlı kitabı ile büyük ilgi gören Yakov Rabkin Montreal üniversitesinde öğretim üyesi.


Kaynak : Avrupa Gazetesi. 5.7.2006.

ERMENİLERİ YÖNETEN "YAHUDİLER": PAKRADUNÎLER!

Selanikli Sabetaycılar, İspanyol Maranolar ve İranlı Meşhedilerden sonra Ermeniler içinde de Yahudi orijinli bir unsurun 2 bin 700 yıldır varlığını sürdürdüğü ortaya çıktı. Pakraduniler (Bagratuni/Bagratids) adı verilen ve asırlarca Ermeni toplumunu yöneten cemaatin hikâyesi M.Ö 730 yılında başlıyor ve günümüze kadar uzanıyor. İddianın sahibi, araştırmacı-yazar Levon Panos Dabağyan. Yahudi asıllı Pakradunilerin M.S. 1045 yılına kadar Ermenileri “acımasızca” yönettiğini ifade ederken, iddialarına dayanak olarak dünyaca ünlü Yahudi tarihçilerinden Prof. Dr. Abraham Galante’yi gösteriyor. Galante, “Pakraduniler veya Bir Ermeni-Yahudi Tarikatı” adlı kitabında, “Pakraduniler, varlıklarını Juda İmparatorluğu’nun sonlarından (M.Ö. 7. yüzyıl), 20’nci yüzyıla dek sürdürmüş olan Ermeni-Yahudi karışımı bir kavimdir.” diyor.

Bizans’ın krallıklarına son verdiği Pakraduniler, Selçukluların hakimiyetine girdikten sonra yüzyılımıza kadar hayatiyetini cemaat içinde devam ettiriyor.

Hikâye milattan önce 730 yılında başlıyor. O tarihte, Ermeni Kralı Sannasar, Filistin’e yaptığı seferde İsrail Kralı Osee’yi öldürerek, 10 Yahudi kabilesini esir alır. Sonra onları Fırat’ın ötesine, Güney Ermenistan’a yerleştirir. M.Ö. 700’lerde, bu kez Babil Kralı Nabukadnezar, Mısır Kralı Necho ile Kudüs Kralı Yoachim’e karşı bir sefer açar. Söz konusu sefere, Doğu Ermenistan Kralı Hıraçya da büyük bir ordu ile katılır. Hıraçya’nın bu savaşta gösterdiği olağanüstü başarı, Nabukadnezar’ı fazlasıyla memnun eder ve esir aldığı 10 bin Yahudi’nin yarısını Kral Hıraçya’ya hediye eder. Bu esirler arasında İsrailoğulları’nın önemli şahsiyetlerinden Prens Şampat (Smbat/Shampat) da vardır. Şampat, kısa zamanda Hıraçya’nın takdirlerine mazhar olur. Devlet hizmetine alınıp, önemli mevkilere yükselir.

ESİRLİKTEN SOYLULUĞA

M.Ö. l5O’lerde soyunun Hz. Davud’a (as) dayandığını iddia eden ve adı “Pakarad Şampa” olan bir Yahudi, zamanın Ermenistan Kralı Vağarşak’a başvurarak saray hizmetine girebilme talebinde bulunur. Dikkat çekme ve kendini sevdirme açısından Prens Şampat’ı dahi gölgede bıraktığı kaydedilen Pakarad Şampa, Kral Vağarşak’ın en yakın bendeleri mevkiine erişir. Sonunda şaşırtıcı bir şekilde, Ermeni Kralları’na taç giydirme imtiyazı ile 10 bin süvariye komuta etme hakkını elde eder. M.Ö. 90-36’larda Ermeni krallarına Dikran II. (Büyük Dikran) İsrailoğullarına yönelik yeni bir sefer düzenler.

Bu sefer sırasında esir aldığı binlerce Yahudi’yi o da ülkesine götürür. Esirler arasından seçtiği “Aşod” adında bir asil Yahudi’yi özel hizmetine alır. Bu olaylar sonucunda Ermenistan’a yerleşen ve zamanla nüfusları hızla artan esir Yahudiler, sürgün yıllarının sembol ismi Prens Şampat’ın hatırasını kendilerine rehber edinerek, teşkilâtlanıp millî varlıklarını koruyabilme mücadelesine girişirler. Zamanla Ermenilerin yönetimini ele geçiren Pakraduniler M.S. 1045’e kadar Ermenistan’da saltanat sürmeyi başarır.

26 YÜZYILDIR YAHUDİLİKLERİ DEVAM EDİYOR

“Kripto Yahudilik”konusunda uzman olan Türkiyeli Yahudi Prof. Abraham Galante, “Les Pacradounis ou Une Secte Armeno-Juive/ Pakraduniler veya Bir Ermeni-Yahudi Tarikatı / Baskı: 1933, Fransızca İst.” adlı eserinde bu konuda hayli enteresan bilgiler veriyor: “Pakraduniler varlıklarını Juda İmparatorluğu’nun sonlarından (M.Ö. 7. yüzyıl), 20’inci yüzyıla kadar sürdürmüş olan Ermeni-Yahudi karışımı bir kavimdir. Eğin’de, ‘Erzurum-Sivas arasında’, Marmara Denizi’nin Avrupa yakasında ve İstanbul Hasköy’de yaşamış oldukları bilinen Pakraduniler, 26 yüzyıldır Yahudi yönlerini sürdürmekte gösterdikleri kararlılık nedeniyle Portekizli Marano’lar, Selanikli Dönmeler ve İranlı Meşhediler gibi Yahudi kökenli topluluklar arasında sayılabilirler.”

Dabağyan, Pakradunilerin kullandığıisimlerin Ermenilerden farklı olabildiğini söyleyerek; Ermeni tarihçi Gatoğigos Ğorenazi’den şu nakilde bulunuyor: “Simpat adını, ‘Pakraduniler’ oğullarına verirler. Bu isim İbranice’den geliyor ve aslı ‘Şampat’tır. Ermeniler arasında asırlarca pek revaç görmüş olan ‘Pakrat, Simpat, Aşot, Kakik, İsrael, Tavit’ gibi isimlerin Ermeni menşe’li olmadığı bariz şekilde meydana çıkmaktadır.”

Dabağyan, Bizanslı tarihçi Pavstos’un, 3. Asır’da bölgede iskan edilmiş ve kısmen Hıristiyan olmuş Yahudilerin miktarını 400 bin olarak verdiğini de kaydediyor.

NASSİ: DOMUZ ETİ YEMEZLER

Sabetaycılık, Ladino ve Kripto Yahudi cemaatleri konusunda uzman isimlerden araştırmacı-yazar Dr. Gad Nassi, Pakradunilerin 20. yüzyılın ilk yarısına kadar özel gelenekleriyle Sivas/Divriği ile Erzincan/Eğin (Yeni adı Kemaliye) arasındaki bölgede varlıklarını sürdürdüklerini belirtiyor. Nassi’ye göre cemaatin yayılımı, Arapkir, Kapadokya ve Kilikya/Çukurova’ya kadar uzanıyor.

Nassi, Pakraduni soyundan gelenlerin fiziki görünüşlerinin Ermenilerden farklı olduğunu, kafa yapısı olarak Yahudiler gibi Dolikosefal olduklarını kaydediyor. Bir Yahudi-Ermeni’nin evinde vefat gerçekleştiğinde, evin içini tamamen değiştirdiklerini, evde asla su kullanmadıklarını, çünkü ölüm meleğinin kılıcındaki kanı bu suyla temizlediğine inandıklarını belirtiyor. 7 gün iş yapmayıp Yahudilerde olduğu gibi yas tuttuklarını da kaydediyor. Nassi, Pakradunilerin asla domuz eti yemediklerini, cumartesi günü çalışma yasağına uyduklarını, genelde cemaat içinden evlendiklerini ve soyadlarının da Yahudi kökenlerini anlatacak şekilde olduğunu ifade ediyor. Bunun da Ermeniler arasında “Yahudiliğin bir uzantısı” olarak değerlendirildiğini söylüyor. Nassi, Pakradunilerin, ticaret ve finans alanında çok becerikli olduklarını kaydederken, benzer bir grubun da geleneklerini koruyarak 19’uncu yüzyıla kadar Gürcistan’da Gürcüler içinde hayatiyetini devam ettirdiğini ifade ediyor.

RAFIZÎ ERMENİLER KİM?

Fransız Mareşali Horace Sebastiani, Türkiye Ermenileriyle ilgili 1814 tarihli raporunda Ermenileri normal Ermeniler ve “Rafiziyyun/Rafiziler” olarak ikiye ayırır. Dabağyan “Osmanlı İmparatorluğunda Şer Akımlar” kitabında bu raporu değerlendirirken, Fransızların Türkiye’deki etnik yapıya daha 1800’lü yılların başında bile ne kadar hâkim olduklarının anlaşıldığını ifade ederek şöyle tepki veriyor:

“Selçuklular devrinde, Alparslan’ın saflarına geçerek, Bizans’a karşı savaşan ve sonradan İslam dinini kabul eden Ermenilerin büyük bir kısmı, bilâhere ‘Alevi Mezhebi’ne geçmiş ve öyle kalmışlardır. (...) Demek ki, Mareşal Horace Sebastiani, Fransa’nın Türkiye üzerinde taşıdığı gizli emellerin tahakkuk sahasına aktarılacağı zaman, Osmanlı topraklarında yaşayan bilumum unsurlardan istifade edebilmek için Anadolu topraklarında yaşayanları da iyiden iyiye tetkik etmiş veya ettirmiş!”

Ermeni asıllı Türk vatandaşı yazar Torkom İstepanyan ise Pakradunilerle ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Türk-Ermeni kardeşliğinin başlangıcı 11’inci yüzyıl ortalarına dayanır. 1064’te Pakraduni Ermeni Krallığına Bizanslılar tarafından son verilince, Bizans zulmüne dayanamayan Ermeniler Türklerin himayesine sığındılar. Bu devre onlar için huzur oldu. Vatanlarına sımsıkı bağlandılar. Türkler tarafından bunlardan’ bazılarına ‘Amiral’lik unvanı verildi. Böylece ilk Türk-Ermeni dostluğunun temeli atılmış oldu. Bu kardeşliğin en güzel kanıtı da bugün dünyanın dört bucağına serpilmiş olan Ermeni toplumunun günümüze dek varlığını sürdüren Türkçe kökenli soyadlarıdır. Örneğin, Romanya doğumlu olduğu halde dünya Ermenilerinin Ruhani Reisi Gatogigos Vazgen I’in soyadı ‘Balcıyan’dır.” (Sorun olan Ermeniler / Suat Akgül, Ali Güler, Türkar Yay. İst. 2003. s: 402)

“ERMENİ İSYANLARININ ARKASINDALAR!”

Yazar Levon Panos Dabağyan, Ermeni meselesinin can damarını teşkil eden “1. Zeytun İsyanı’nın” arkasında Fransa ve Vatikan’ın bulunduğunu, isyanın düzenleyicilerinin Pakraduniler olduğunu ileri sürüyor. Dabağyan, Zeytunluların kökeniyle ilgili olarak şöyle diyor: “Ani Beldesi’nin Bizanslılara geçmesinden ve Bizanslıların Ermeni katliamından sonra, Anadolu’nun muhtelif bölgelerine dağılan ‘Pakraduni Hanedanı’ mensupları Haçin ve Zeytun havalisine yerleşmişlerdi. Dolayısıyla (Fransa’nın gönderdiği Katolik Ermeni) maceracı Leon, Ermenileri isyana teşvik için gerçekten en münasip bölgeleri seçmiş demekti. Zira, Pakraduni Hanedanı, zaten birtakım entrikalara müsait ve gayri Ermeni bir unsur idi.”

Dabağyan 1862 ve 1895’te iki kez denenen isyanın Türkiye’ye sadık Gregoryan Ermenilerin destek vermemesi üzerine akámete uğradığını kaydediyor. Pakradunilerin de hâlâ var olduğunu belirtiyor: “Hâlâ varlar tabii; ama sayıları ne kadar, organizeler mi bilemem. Sanmıyorum. Ancak, bizde birine ‘Pakraduni!’ dedin mi, bu hakaret için kullanılırdı. Çocukken birine kızdığımızda, ‘Pakradunisin ulan sen!’ derdik. Onların ırklarından gelen bir zekâları, müztehzi bir bakışları, hesapçı, işini bilir bir yapıları vardır. Tarım ve zenaattan çok hep ticaretle, para/finans işleriyle uğraşmışlardır.”

Kaynak:
Mustafa Aydın Aksiyon dergisi - Sayı: 591 - 03.04.2006

Resim bilgileri:

1) Üzerinde kadın resmi olan tablo: Tabloda bir melek tarafından tutulan levhada "Ermeni komiteleri birleşiniz" yazılıdır. Ortadaki 1914 yazısı ıslahat sorununu yansıtırken kızın elinde muhabbet ve ümit sözcükleri yazılıdr. Tabloda sağ taraftaki resimde zincirleri kırmaya uğraşan Nubar Paşadır. Yanındaki taşta "Nubar, büyük yurtsever" yazılıdır.

2) Adapazında yakalanan bomba üretip bunları Anadolya dağıtan Ermeni çetecilerin yakalandıktan sonra çekilmiş resimleri.

Monday, July 03, 2006

FARUK'TAN BANA, BENDEN ONA MAILLER...


Evet, nihayet Faruk’tan bekledigim mail geldi; dun gece geldiginden az asagida yazdigim ve sonunda “hala cevap gelmedi…” diyen yazimi hic duzeltme yapmadan astim buraya…

Faruk’un gonderdigi mail su:

-------------------------


Kimden: "Sabatay Sevi"

Re: Cok ayip ettin!

ÖylesineLaf gardasim

Fazla yazamayacagim, bavullar hazir, iki saat sonra evden cikiyorum, nasip olursa yolcuyum.

Önce blogun hayirli olsun. Her iste bir hayir vardir, son zamanlarda olanlar iki blogun dogmasina, reytingi yüksek bir forumda sabatayciligin agirlikli olarak konusulmasina vesile oldu galiba, bundan ben ancak memnuniyet duyarim, varsin kimileri bana gücenirse gücensin, aleyhime kampanya acsin, hatta bazilarini da inandirsin.

Ayip ettin diyorsun da, benim 3 defa gönderdigim maile cevap vermedin. Forumda yazilarini göremedim, aradan uzun zaman gectigi halde ses-seda cikmayinca bir daha yazmayacagin zehabina kapildim. Forum niye kapandi, niye acildi, simdi uzun mesele. Kisacasi su, sihhi vaziyetim zaten malum. Moral/maneviyata en cok ihtiyacim oldugu bir zamanda bunlarla ugrasacak gücü kendimde bulamadim. Tamamen kapatmaya da kiyamadim. Kisa bir müddet icin yazacak birseyi olanlara acik birakip, umuma kapattim. Tam rahat ediyordum ki, "ac artik su forumu" tarzindaki israrli talepler karsisinda yeniden actim.

Bu hayali alemin dostluklari da pamuk ipligine bagli oluyor anlasilan. Sanki "Vurun abaliya!" olduk. Zaten kimin ne oldugunu, hangi maksadi güttügünü, ne hesabi oldugunu son zamanlar ben de anlayamadim, kafam iyice karisti. Belki kisa bir istirahat hadiselere baska bir zaviyeden bakma firsati saglarsa yine devam ederiz.

Simdilik bu kadar, Alla'a Ismarladik.

Selam, hürmet ve muhabbetlerimle.

Faruk
„

Beni bilen biliyor, gizlim saklim yoktur. J Ona yazdigim cevabi asagiya naklediyorum:

Ynt: Re: Cok ayip ettin! (Bende “ayip” yok!)

Selam Faruk…

Cevap yazmana hakkaten sevindim.

Evvela Allah sifa versin diyeyim.

Ama “cok ayip ettin” basligina gonul koydugumu soyleyeyim. (Benimki –cok kizginim, ifadesi- ne derece HAKLIYSA senin ki o derece gereksiz…

Niye?!

Bir kere ben kapali oldugunu zannettigim bir donemde “iceride” benim ve Cete Uyem’in girisinin engellendigini anliyorum; bir haber verilse mesele degil ama hicbir haber verilmiyor. “Sana yazdim ama cevap vermedin’ foruma yazmayinca yazmayacagini dusundum” demen asiri hamaratlik…

Benim ortaya cikmam icin “komsu”da neler donduruldugunu gormemen imkansiz; bunu yapan da “kus beyinli” biri, TR’den de tanirsin… Onu birak Vlad’in yaptiklari..?!

Benim bazen “daglara” gittigimi bilmiyor musun, arada ortadan kaybolur, temiz hava alir tekrar gelirim; hem “yazmayacagim” mi dedim de oole dusunuyorsun alahaskina…

Senin bana yolladigin mail 3 mayis tarihli; evet bayag ugrastigini da soyluyorsun mailinde, yazmadim cevap, evet, ama TR’de o gunden sonra da yazilarim var… “Dorduncu” soyismi uzerine yazistik hatta forumda…

Tamam beni ole dusunmus olabilirsin ama Cete Uyem Bekci Murtaza’nin ne kabahati vardi?! (Bana “o sensin” deme, hem internet adabina aykiridir hem de baska seylere…)

Tamam, beni ve Bekcim’i “silmissiniz”, onun icin de iceride yazilar yazildigindan, kapali devere calisildigindan haber vermediginizden haberim olmamis; sormak lazim, acaba sadece Cetem’e ni boyle davranildi, herkese haber verildi veya sadece belli bazilarina mi haber verildi..?!

Bu maili de yayinlayacagim icin, muhtemelen TR’de de asilacaktir, okuyan uyeler buna cevap versin bir gorelim; eger haber verilmisse, isin sadece CETEM’le alakali olduguna inanacagim, yok eger sadece belli insanlara duyurulduysa o zaman cetin bir problematik ortaya cikacaktir! Eger birinci kisim olursa, hernekadar sana guveniyorsam da, aklimda CETEM’e yonelik bir hareketin oldugu suphesi herzaman olacaktir; yok ikinci kisim olursa bunun AZIM bir neticesi oldugu ortaya cikacaktir.

Seni ta TDF’den beri takip ederim, iyisin, hossun…

Bazi kisilerin dillerine doladiklari –ama kendini onlarin yerine koy, haklilik payi vermesen de mazur olduklarini gorursun- “fisebillah”bu ise soyunduguna da inaniyorun; inanmasam, sana daha evvelden yazistigimizda ‘internetde cok iz birakiyorsun; herseyin belli ve buda senin icin kotu, dikkat et!’ demezdim.

Ama birseye daha inaniyorum, SAFSIN!

Iki satir birsey yazacak diye, devamli bena “ustune gitme n’olur” dedigin adamin aslinda –TR’de ara ara vurguladigim- bir JANUS oldugunu goremedin; Alahaskina Sabatilerin –hepsinin- nufus sayimini mi yapacaksin da I$’I sallamak olan birinin kaprislerine, rezilliklerine, pisliklerine gozlerini kapadin..?!

Yahu, bunlar biz orada ‘kendi yataklarina baksinlar’ once diyene kadar citlari cikmayan, ama dedikten sonra da ‘yatagindaki’ Sabatiyi ‘cozumledigini!!!’ soyleyen UKALA tipler; bunlarin nesinden hayr gelecek alahaskina!!!

“Komsu”da I$’in ayni dakikada -52 saniye- ayni I$im altinda iki ayri yaziyi Foruma asma ‘kabiliyeti’ gosterdigi belgelendi!

Bunu nasil becerdi?! (Elbet yolu belli, onu sormuyorum)

Yazdigi zaten IKI SATIR sey, parsimony’in ‘kilit’ini 60 saniye beklemekten alikoyan sey neydi…?!

Ben soyleyeyim: O BIR ‘JANUS’ CUNKU!

Yazimda bahsettigim gibi bir “EKIP”in kullandigi ‘ortak I$im’…

Bunu ben aciz cok onceden kesfetmisken, sen nasil goremedin iste buna yanarim!

Ya Vlad3 denilenin yaptiklari… Teknik islerden sorumlu Forum bakani Vlad3’un ‘karakterini’ gormen icin ‘komsu’ya bir bak yeter!

TR’de porno resimleri’ asan ve milleti –hem de en nazik donemlerde- birbirine dusurucu onun-bunun ismiyle yazilmis kufurlu yazilari kimin astigina dair kafanda bir ‘imaj’ olussun!

Dedim ya sen –kotu manada degil- gercekten SAFSIN; yahu senin herseyin ortada, yerin yurdun belli (bulunur yani) internetde heryerde birseyin var, hatta resmin bile var! Ee, I$’in, Vlad3’un, Spartakussomurgeninin, Kadri’nin, nesi var..?! Aa, tabii, ‘’I$ aranan, takip edilen, heryerde mumla gozlenen” biri diil mi?!

Sana nasil KAZIK attiklarini gormuyor musun yahu!!!

(Ama sen bunu da ‘kazik atmak’ olarak degil, kendince, yapmayi sevdigin bir isin ‘gorev kazasi’ olarak gorursun!)

Bak sana –harbiden- bir DOST tavsiyesi!

UYAN! Bunlarin niyetinin Sabatileri desifre etmek falan olmadigini gor!

Ben niye arapKadri’nin pesine dustum; niye Kuzguncuk sokaklarini arsinlattim; bir ismi bile uc gun direterek aldirtabildim agzindan..?! Kadri’nin yazdiklari IS’te bugun Soner Yalcin’in ‘Efendi-2’sindekilerinin ON CALISMASIYDI da onun icin!..

Al iste!

AVCI da yazdi, “komsu”dad a yazılıyor, kitabin ilertutar tarafı yok, her yerınden dokuluyor, “iddia ediliyor” ifadeleriyle “buyuk sırrı acıklıyorum” anonslari yapiliyor ama, ortada isi bileni kendine gulduren bır palyacodan baska ne var?!

Said-i Nursi Hazretleri meselesiyle kitabın reklamını yapmaya calistilar ama sapa oturdular; “ilk defa acıklıyorum!” denilen seyin, sittinsenedir ortada dolasan bir rivayet oldugunu bile bilmeyen bir “arastirmacı gazeteci” kitabi; baska hicbir ozelligi yok!

Ama sarapcının sahidi siraci misali, I$ n’apti..?!

“Efendi-1’den daha buyuk bir performans… Tek hatası bilemnerede degil de fesmekanda DAHA fazla oturmaları” olarak gosterılmesi imis Sabatilerin!!! El insaf yahu; “daha…” ifadesinin bir “olcusu” yoktur ki “hata- dogru” olduguna dair bir kiymet ifade etsin; ama onu, boyle bespara etmez bir sekilde “onure” etmeliydi; cunku gunlerdir o kitabin rezilliklerini siralayip duruyorlar bazilari belgeleriyle!...

Kisa keseyim Faruk…

Senin “saf” olduguna inaniyorum, kim ne derse desin… Ama arkadas olarask sectiklerinin, forumu “emanet” ettiklerinin BES PARA ETMEZLER oldugunu GORMENI DE ıstıyorum!

Ve..

O imkan sen de vardir, o forumun onurunun kurtulmasını ıstıyorsan YA TAMAMEN KAPAT VEYA TAMAMEN –sifresiz- ACMANI TAVSIYE EDİYORUM!

Ben „ayip“ falan yapmadim, haklı olarak KIZDIM ve hala da kizginim!

Allah sifa versin sana tekrar; umarim saglikli gunlere kavusursun…

OYLESINELAF@

-----------------------------

Faruk'tan bana, benden de ona giden cevaplar bunlar… (Benim Faruk hakkindaki dusuncelerim yukarıda yazıyor; karardan kastim TR Forum ve hakkinda dusunduklerim, ozellikle de Faruk hakkinda...)

Kararı siz verin…

Simdilik bu kadar.

OYLESINELAF@

oylesinelaf@mynet.com

TAKIM OYUNU; BUNDAN SONRA BOYLE OLMALI!..

Beni mutlu ettiniz, bahtiyar ettiniz, mesut ettiniz…

Dun yazdigim “TR FORUM HAKKINDA DUSUNCELER” baslikli yazim uzerine beni maillerinize bogdunuz. Bunun icin sizlere buradan tesekkur ediyorum.

Bir mevzuda, su koskoca internet aleminde aranan, sevilen (veya bazılarınca sevilmeyen, ama bunu zaten biliyoruz!!!) birisi oldugumu –bu derece- bilmiyordum, bir vesile ile ogrenmis oldum. Bana bu ogrenme zevkini yasatanlara, hep dedigimi tekrar soyluyorum: SIZIN OLUMUNUZUM BEN!

Bana ilk mail, sotede bekledigi belli olan “CETE UYEM” Bekci Murtaza'dan; “neredesin?” demistim ya dunku yazimda, “Cok Kiymetli Cete Sefim, emredin, buyrun, affedin!” diye hemen bir mail yazmasin mi?!

Duygulandim ve hislendim ve dahi huzunlendim!

Kendimle de gurur duydum, Bekci Murtaza ile de…

Niye?!

Malum dun bahsetmistim, TR Foruma ben girememistim ama o da girememe beceriksizligini gostermisti; kovmustum, atmistim Cetem’den onu… Baskalarina hirslanmis, acisini Bekci Murtazam’dan cikarmistim. Aslinda onun hicbir kabahati yoktu tabii, firtinali bir anda karsima cikma bahtsizligiydi basina gelenlerin sebebi…

Fakat…

Onu kovmama ragmen ve kendisine caaniiin blogum meselesini daha kurmadan once hafiftan citlamama ragmen, demek ki search yapmis gunasiri, beni takip etmis ve “nerdesin” nidamla da hemen karsima cikivermis!

Duygulanmamin, hislenmemin, huzunlenmemin sebebi, boylesine sadik (numunedir, herkesin gormesi lazim) bir Uyem’i kovmus olmaktan, gelisi de tabii daha da arttirdi bu durumu…

Gururlandim; cunku benim gibi aciz bir adami birakmamak icin soteye yatmis, yeni atack’larda bulunmamda yanimda bulunmak istiyor!

Ben nasil gurur duymayayim, soyler misiniz?!

Sadece bu degil tabii, baska maillerde geldi, hic duymadigim, bilmedigim isimlerden; TR Forum hakkinda bazi seyler soruyorlar, kendileri birseyler soyluyorlar, destek oluyorlar falan filan… E tabii “kostekciler” de yok degildi, hatta bazi resimler esliginde yazdiklari, beyinlerinin, bas’larinda degil de “anal” yerlerde oldugunu gosteriyor ve TR Forumda “mikser” yazilari ve resimleri kimlerin astigina dair yazdiklarimi dogruluyor…

Ha…

Hangi isim altinda yollandigi onemli degil, malum bunlar bir “grub” (porno resimlere meraklari da ‘grub’ olmalarindan herhal), birisi atmistir, digerlerinin haberi bile yoktur belki, yarin da hava atarak ‘dun bir resim gonderdim OL’e ’ diyecektir belki, o zamanda onlar da ‘iyi halt ettin, adam zaten ipuclarini toplayarak icimize etti, sen bir daha koz verdin!!!’ diyeceklerdir.

Bana kufur etmelerinde bir mahzur yok; bendeniz bir ‘ayna’yimdir; kendilerinin bir yansimasini goruyorlar ve ona saldiriyorlardir.

Fakat…

Bunlarin ‘grub’ halinde calismalarini takdir ettim.

Forumda benim de yapmaya calistigim buydu, o zamanlar onlarin bir ekip oldugunu israrla soylememim bir sebebi de buydu…

Yeri geldi soyleyelim…

Brezilya ile Fransanin yaptigi karsilasmada (ne tesaduf ki, ekip calismasi hakkinda 5-10 gun once bir arkadasla yaptigim konusmada Latin futbolu ile Avrupa futbolunu hem de Brezilya ile Fransa uzerinden vermistim), Fransa tek golle rakibini evine yolladi…

Belki 20 mac yapsalar 10dan fazlasini Brezilya kazanir ama ‘final-elenme’nin sozkonusu oldugu bir yerde ‘istatistik’in bir degeri yoktur. Brezilya, dogrusu latin takimlari ‘sahsi yetenek’ uzerine kurulu bir ekipdir; topla dans eder, kendi kalesinden topu alir, ta oteki kaleye kadar gider gol atar veya atamaz, bu boyle…

Avrupa takimlari ise –benim sevdiklerim Almanlardir- ‘takim oyunu’na yonelmislerdir; uc pasla rakip sahasina yayilirlar, iki top daha cevirip kaleyi gorurler.

Bu acidan latin ligleri cok golludur avrupa ligleri ise gol acisindan kisirdir; ama takim oyunu sedbebiyle zevkli ve ciddi bir futbol seyredersiniz. Avrupalilar bu kisirligi asmak icin iste kendilerine latin veya afrika ulkelerinden futbolcu transferi yapmislardir; bu gol sayisini sahsi yetenekli futbolcularin (Ronaldingo mesela) takim oyunu icinde ‘erimesini’ ama gol kabiliyetlerinin daha da artmasina yaramistir. Iste ‘son tahlil’de veya finalde ‘sahsi caka’nin hicbir hala yaramadigi Brezilyanin halinden ortaya ciknis oldu!

TR Forumda da bunun uzerinde durmus, ‘ekip calismasi’nin daha da tesirli olacagini anlatir bazi ifadeler kullanmistim. Fakat arkadaslar bu isin ciddiyetinin farkina varamadilar veya karsilarindakilerin kendileri gibi tek tek insanlar oldugunu dusunme HATASINA dustuler!

Tamam, bunlar ‘beceriksiz cuntaci artiklari’, herseyleri ellerine yuzlerine bulastiriyorlar, ‘biz bes as oynamiyoruz Gurkan kardesim!’ diyip onu da oynayamadiklarini belgeleriyle ortaya koyuyorlar ama YA BIR GUN OYNAMAYI BECERIRLERSE..?!

Okuz bile bu kadar denemeden sonra ‘konusur’ (gibi yapar hic degilse), bunlar da o kadar ‘tecrube’den ders almislardir muhakkak. Ama arkadaslar iste bunun farkina varamadilar!..

‘Kehribar Tesbih, Kadri, Gurkan, Burak, I$’; bunlar fonksiyon itibariyle ayri tipler; grubun ‘dinomolari’ bunlar; digerleri de ‘artcilar’, bunlara destek olucu makaleler asarak veya garip sorular sorarak (duzunden-tersinden) o mevzunun islenmesine, gundemde kalmasina sebeb olanlar… Yerim ben onlari, cerez gibiJ

Kadiogluvesairevesairevesaire, Tarafsiz, DD, Mali ise bu ‘cerez’ taifesi icinden… (Ben ne yufka yurekliyim yav; iki kisiyi bir turlu bu gruba dahil edemiyorum)

Simdi bu noktada DD denilen tiplemenin dedigi, “burada iki uc kisi yaziyor” sozune bir deger vermek lazim; adam meger itiraf ediyormus “grubu”:))

Bunlar ‘grub’ olarak faaliyette bulunur ve kendi kendilerine ara sira satasir gibi dururken, orada islenen cinayetlere dur! demek isteyen arkadaslar, ferdi isler yapmaya kalkistigindan pek istedikleri verimleri alamadiklari belli; ama, sahsen ben kendimi ole pek goremiyorum yalni izninizle:))

Ben istediklerimi yaptirmis oldugumu, Forumun –simdi ortaya ciktigi gibi- halinden anliyorum. Ya peki bir de ekip calismasi yapilmasina dair ihtarlarim dikkate alinsaydi..?! Degmeyin keyfime o zamandi iste ama nasip buraya kadarmis!..

Onun icin caaniiim blogumun “TAKIM OYUNU”na girmek isteyenlere acik oldugunu buradan ilan ederimJ

Fakat benim yegane ve yek-tâ Cete Uyem’in Bekci Murtazam olacagini, diger arkadaslarin –kusura bakmasinlar- “yardim yataklik sucu” ile tesmiyelendirilecek bir seviyede kalacagini bildirmek isterim; Bekcim gibi vefali, sefali ve hasbi birini biraz zor bulurum ve onu da bundan sonra kimsenin gecemeyecegini –ole seyler yapsalar bile- , cunku herseyin ILKININ bir degeri oldugunu soylemek isterim…

Yeri gelmisken, beni hep onunla karistirdiklari (evvelden de maillerle sorduklari bazi sahislarin) AVCI’nin “3000 AILE” isimli bloguna (moda olmus demek ki ben gec farketmisim su blok olayini) da deginmek isterim.

Isim hakkim oldugunu dusunuyorum; bana bir site acmayi planladigini (soyleyeyim, o ayri birisidir ben ayri birisiyim) ama isim konusunda tereddutleri oldugunu soylemisti, ben de hic seksiz-tereddutsuz su anda kullanilan ismi onermistim ona. Cunku o da ben de ve bizim gibi olanlar da meselenin sadece “Sabati” meselesi olmadigini, meselenin o noktada ele alinmasinin YANILTICI ve PERDELEYICI olacagini biliuyor ve yaziyorduk, kimi agzi acik ayran delisi tiplilerin aksine.:))

AVCI’nin uzuuuuuuuun yazilar yazma ve bu esnada da meseleyi degisik yerlerden ele alip, degisik yerlerle irtibatlandirma kabiliyeti var, o da ben de yok; uzuuuuun yazi yazamam ben mesela.

O blokta inceleme yazilarinin, telif yazilarin bulunmasi cok daha guzel olacaktir. Simdi oraya destek olmak boynumuzun borcu, bunu kendisine de soyledim zaten de, ben de o kabiliyet yok! Ben ‘AYRINTI’ delisiyimdir uzerinize afiyet; kucuk bir laftan veya hareketden veyahut resinden, imadan… Bana onun blokta pek I$ (giciklik olsun IS’e) yok anlasildigi gibi…

Fakat onun ‘artiklari’ndan benim blokta iyi seyler cikar, bunu da soylemistim ona, hatta bazi astigi seylerin –kendi yazilari degil- benim blokta daha guzel olacagini da soyledim ona… Kendisine gelen malzemelerden bazilarini bana gonderecegini soyledi dun konustugumuzda; PASLASACAGIZ yani…

Iste “EKIP CALISMASI” boyle olur, dedirtecek bir hadise yapmaya calisacagiz insaallah…

Buradan internet aleminde MEVZUYLA ALAKALI HERKESE bir cagri yapiyorum…

Sanal alemde yalan-yanlis ve ekseriyetle de BECERIKSIZ CUNTACILARIN DEZENFORMASYON kokan yazilariyle dolu bir suru “Sabati” sayfasi var. Bunlarin icinde degerli bilgiler oldugu gibi, dezenformasyon kokan veya “olta yemi” olarak kullanilan bilgiler de var. Yani kisaca mesele su: Bu I$e ciddiyetle ve ‘grub’ olarak egilenlerle, is olsun-spor olsun diye egilenler var ve bu ikinci grub birincilerin ellerinde oyuncaktir ne yazikki…

Soner Yalcin’in son kitabinda muslumanlara ve ‘hukumlere-kaidelere’ yonelik yazilanlar, ‘dun’ benim (ve gibilerimin) TR Forum ve diger yerlerde Islami ve muslumanlari “Ibrani tesir” altinda gostermeye calisan yazilara karsi verdigimiz mucadelenin ne kadar dogru oldugunu gosteriyor.

I$te “tasavvuf… vahdet-i vucud” mefhumlarina Sonerin kitabinda saldirilmasinin ipuclari forumda o yazilanlardi;Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerine yapilan saldirilari biliyorsunuz; belki o isin musebibi olan prof unvanli olan kisi “mazur” olabilir yani bunlarla hicbir alakasi olmayabilir (oyledırde muhtemelen) ama onlar bunu cok guzel kullanmaya calistilar, gayret ettiler. Mevlana hazretlerini “yikarlarsa”, onun bir “Mogol acani” oldugunu , tabiayiyle “felsefesinin” de Samanizmden Hint felsefesinden aparma oldugunu rahat rahat soyleme imkanina ulasacaklardi; eh artik moda oldu, heryerde buluyorlar, bir de “hindistanli sabetayistler” buldular mi yeme de yaninda yat durumlari olacaktir tabii onlar icin…

Iste sanal alemde bu tipten “idialarin” bile yeraldigi hem de musluman olduklarini soyleyen tiplerin yaptiklari web sayfalari var; mubareklerin midesi mide degil sanki BELEDIYE COPLUGU, icinde “sabati” gecen herseyi okumadan hemen alip sayfalarina aliyorlar!

Cagrim da bu noktada iste…

Tanismadim, gormedim, sesini bile duymadim ama maillerinden ve yazdiklarindan onun da asagiyukari benimle ayni fikirde ve musluman biri oldugunu, mezheben Ehl-sunnet ve’l Cemaat’den birisi oldugunu soyleyebilirim AVCI'nın. Yani, “belediye coplugu” taifesinden uzak ve oralara dusmeyecek kadar becerikli ve hassas…

Sabati meselesinin POLITIK BIR TEZGAH oldugu da belli; tek basina “ilmi” olsun diye bir calisma yeri degil yani…

Asagi yukari benim ve (“pas yoldasim” AVCI’nin) nasil bir fikre sahib oldugumuz belli; bizimle bu dusunceleri paylasan (bunun asgarisi, “politik tezgah” olduguna inanmaktir) herkesin caaniiin blogumu ve “3000 AILE” blogunu bilgi-belge ve dokuman ile beslemelerini (ki, benim caaniiim blogum sadece ‘Sabatilerle’ alakali degil, tum pisliklerle alakalidir) ve heryere girerek PROPOGANDASINI yapmalarini istiyorum…

Onlarin yaptigi gibi “tersinden veya duzunden” herturlu sekilde bir propaganda atagina girmemiz lazim! Gereken yerde aleyhinde gereken yerde lehinde velhasil akliniza gelebilecek hersekilde TAM YOL ILERI!..

Bugune kadar SAHSI takinildi…

N’oldu peki?!

TR Forumda bir tane EHL-I IMAN KALMADI!

Ustune ustluk, Kadiogluvesairevesairevesaire, KritikKehribarMali nickliler eliyle muslumanlarin birbirlerine dustukleri izlenimi verildi!

Said Nursi Hazretlerinin dedigi gibi, artik YA YENI HAL YA IZMIHLAL; bunun icin de “EKIP CALISMASI”…

Bu beceriksiz cuntacilari, beceriksiz olduklarini bilerek ama asla KUCUMSEMEDEN alt edecegiz…

Hadi bakalim!

Ocak simdi kizisti esasinda!

Cunku beni fena halde kizdirdilar! Hayatta en nefret ettigim sey YALAN soylenmesidir; bana yalan soylendi!

Kendisine de yalan soylendigini kabul edene BUYRUN O HALDE diyorum!

TR Forum yetkililerine de –artik kimse onlar- bir cagrim olacak!

SIFREYI KALDIRIN!

Artik herkesin oraya girmesine izin verin! Eger kaldiysa biraz YUZUNUZ bu teklifimi kabul edersiniz. Pratik olarak da zaten. Bu kadar rezaletten sonra, “iyi” bir hamle olarak bunu yapmaniz sizin faydanizadir.

Align CenterOYLESINELAF@

oylesinelaf@mynet.com

Merak edenlere not: Dunku yazimda bahsetmistim, bir aciklama bekliyorum diye… Ama su saate kadar cit cikmadigini soylemek isterim! Hala bekliyorum, geldiginde hemen asacagim buraya… Eger bir aciklama gelmezse COK COK COK FENA KIZMIS olacagim…

(Resim, Brezilya'yı eleyen Fransiz futbolcuların sevinclerini gosteriyor.)

Saturday, July 01, 2006

TR FORUM HAKKINDA DÜŞÜNCELER


Bu “blok”u acmaya karar verdigimde “TR Forum” devam ediyordu; sonra birdenbire “gorulen luzum uzerine…”, diye bir yazi asilarak kapaniverdi; bir muddet tatil edildi…

E maden oyle o zaman biz de Blok’umuzu guzellestirelim dedik…

Fakat “mevsim sartlari sebebiyle” (bu, fena halde sicakliklar oluyor) fazlada ilgilenemedik caniim blogumlaJ)

Fakat o ara bir baktim… forum acilmis!

Aman ne guzel dedim, laflariz artik…

-tekrar- Ama bir baktim… ‘bakmaz olaydim’, dedim…

TR Forum’da, belki sadece –nasil yapacaklarsa- “goruntulemede” (“okuma’da”) sifre vardir, sifresi olanin iceri girmesi mumkundur diye defalarca denememe ragmen ben “iceriye” giremezken,(“Cete Uyem” Bekci Murtaza da giremedi, ben de onu “Cetem”den attim o hirsla!) -argo tabirle- “DÜNÜN KOPİLLERİ” dahi iceride yazi asip durmuyorlarmiymis meger!!!

Bir maille kendisine de bu yaziyi ulastiracagimdan giybetini yapmis olmayacagim, ara ara maillestigimiz, (oyle oldugunu zannediyorum) bana ozel sikintilarindan bile bahseden Faruk’tan (ileride olabilecek gelismelere kadar, “kardesim” ibaresi kaldirilmistir.) bir aciklama bekleme hakkim olsa gerek!

Aciklamasini da dort gozle bekledigimi ve –isterse- aynen burada yayinlayacagimi da bildiriyorum!

Peki n’oldu da boyle oldu?..

Ahh! Bir bilebilsem:)

Tamam, TR Forumda son gunlerde bazi hareketlenmeler olduydu ama orada da dedigim gibi, bunlar masum ve makul seylerdi, buyutmeye gerek yoktu, oradaki bazi zerzevatlara uyarak masum ve makul sorular soranlara karsi TAVIR ALMAK buyuk bir HATA idi; ne yazik ki bu yapildi…

O noktada da zaten ben yazi asmayi kesmis ve “caniiiim bloguma” egilmeye niyetlenmistim…

Sifre vardi, 30 civarinda sifreden bahsediliyordu; bu ise oradaki bazi zerzavatin “burada zaten uc-bes kisi yaziyor” demesinin HATALI oldugunu gosteriyor ki, zaten bu tipler “hatali-arizali” tiplerdi zaten…

Hazir “arizali”lardan bahsediyoruz, yeri geldi devam edelim…

Bu tiplerin TR Forum -simdi- “resmen” acildiktan sonra yazdigi yaziya bakiyorum, “mikser’lik” bir yazi… “KadiogluEsatKadizadeMucahitAhmetKS”nin fi tarihinde yazdigi “mikser kufur” yazisinin tekrar gundeme getirilmesi; yaptigi bu!

Isin icine Ibdacilari da sokarak “birseyler” yapmaya calısıyorlar!

Nush-tekdir mevzularini asmis, artık ole seylerle ugrasmayan “SPY”in mubarek agzini acmasini saglamayi, bu sekilde de –bence- onlerinde “tehlike” olarak gordukleri bir grubu halkin gozunde sevimsiz kilmayi hesapluyorlar zannedersem…

Forumdayken defalarca Faruk’a bu hususda dikkat cektigimi biliyorum; yetmedi yazilar yazdigimi, orada bulunan “musluman tiplilerin” bu tuzaga dusmemeleri gerektigine dair notlar astigimi biliyorum!..

Olmadi tabii…

Kendi kendimize konustuk:))

Fakat basrili olmadigimiz manasina gelmemeli; basarilki oldum, arkadaslar cogunlukla uydular ve “mikser”lere kapilmadilar; nereye kadar ama..?

Onun bunun ismiyle millete kufurler yagdirilmaya baslanincaya kadar!

Fakat benim ismimi bu ise bulastiramadilar:))

Cunku kimsenin o kufurleri, hakaretleri oraya asacagima inanacagina onlar dahi inanmiyorlardi galiba: Bunun icin de Allaha sukrederim, lekesiz bir isme beni sahip kildigi icin:))

Simdi bazi vukuatlara bakiyorum da bunu kimin yaptigi belli oluyor; biraz sonra yazariz bunu da…

Mevzumuza donersek; 30 kusur kisinin sifre almasi, forumda katilimin “iyi” oldugunu en koyu ihtimalle 15-20 kisinin –sifreden evvel- su veya bu sekilde yazi astigini gosteriyor; demek ki bazi anlama ozurlu zerzevatin dedigi gibi iki-uc kisinin yazdigi bir Forum degilmis orasi…

Ki, bu soylediklerine kendileri de inanmiyordu ki, “e o halde cek git, ne ugrasiyorsun burada!?” denmesine ragmen, kendini “internet jandarmasi” ilan edenler oradan ayrilmamakda inat ediyorlardi!.

Adamin isi-gucu yok, koskoca internet aleminde -iddiasina gore- “iki-uc kisinin katilip bir o kadar insanin okudugu” yazilaracevap vermeyi kendine gorev telakki etmis!!! Dedim ya bunlar ARIZALI TIPLER; bu davranislari da onu gosteriyor; isin-gucun yok mu senin kardesin, git, iki uc kisiyle ugrasacagina yuzlerce uyesi olan yahoo-googlegroups’lara takil, orada “jandarmalik” yap, hem vaktini ziyan etmessin hem de gercekten orada jandarmalik yaparsin!!!

Ama gitmedi, iki-uc kisiye “vatani boldutmemeyi” munasip buldu!

Demek ki “orada” olmalarinin “ozel” bir sebebleri vardi!

Ama bunu bir turlu itiraf edemiyorlar o ayri bir mesele:))

Gerci orada olmalari, bazi forumdaslari “cileden cikarsa” da benim icin eglenceydiJ STRES TOPLARIM hepsi benim onlar! (Nasil turukce ama!)

Neyse…

Vlad3 denilen bir suru nickli tipin Forumda “yetki” sahibi oldugunu biliyorum, Faruk bahsetmisti bir ara mailinde; tam bir “internet cocugu” tipine sahip oldugu belli, Forumun teknik islemlerinin halletmede faydali olabilir, kabul ama, Forumun emanet edilececegi bir tip olmadigi da belli!

“Komsu” olarak bahsettigimiz INTERTURK Forumunu da takip eden (ama bugune kadar yazmayan, pardon eskiden galiba biriki not asmistim oraya) biriyim… Gecenlerde -Vlad3'un- oraya astigi bir resim vardi ki, TR Forum’da, porno resimleri BASKALARININ ADIYLA ASANIN kimler olduguna dair bir ipucu vermektedir!

Bilmem ki, Faruk o resmi gordu mu; eger gormediyse gormesini ve ARKADASLIK veya neyse o BUNLARLA ILISKISINI tekrar gozden gecirmesini tavsiye ederim!

O igrenc resmi oraya asan zihniyet, hic te musluman hassasiyetini birakin, INSANLIK HAYSIYETINDEN hisse almadigini, aklinin –tipki Serdar Turgut gibi diyelim, nerden geldiyse aklima iste- “kucuk Serdar’i”nda bir HAYVAN mizacli biri oldugunu ortaya koymaktadir!

Acaba, forumun kapali oldugu donemde icerde yazi yazma bahtiyarligina erenler(!) kafilesine katilmami bu HAYVAN TIPLILER mi engellediler veya Faruk mu?!

(Aman ha! bana kimse “engel olan yoktu!” demesin; cocuk degiliz)

Evet! Bana bunun MAKUL bir aciklamasini kim yapacak!?

Efkar-i umumiyye bir cevap bekliyor:))

Daha DÜNÜN KOPİLİ “Kehribar” bile iceri de yazi yazarken acaba ben ve (sabik Cete Uyem Bekci Murtaza) niye yazi yazamadik orada?!

“Kehribar”in referansi mi vardi ve varsa eger kimdendi?!

“Kehribar”, forumda yazi yazilabildigini, iceride ictimaJ oldugunu nereden ogrendi?! Veya haber mi verildi de geldi iki satir yazi yazdi?..

Eger “yok ole bisey” denilecekse, o zaman daha vahim bir soru ortaya cikiyor:

Demek ki, I$, Vlad3, Kehribar, YSB, DD, Faruk, Kadioglu “tiplemeleri” AYNI veya en fazla IKI KISIDIR!

Orada yazdigim zamanlarda da soyluyordum, “birakin su beceriksiz cuntaci YK’nin pesini!” diye ama goruluyor ki, BECERIKSIZLIK SIRAYET EDICI veya ORTAK OZELLIKLERI imis:))

Bu kadar acik edilir mi bir I$ yahu:))

Yanarim yanarim neye yanarim biliyor musunuz?! :))

Sifreyi belki de ilk ben istemisimdir orada ve ilk kurbani da yine ben oldum:))

“Stres TOPlarim”la ayni yerde oynamama izin vermiyorlar ya, bir de buna yanarim:)) Ben simdi uzaktan atislarla mi idare ediciim yani simdi?. Iyi de bunun zevki onun gibi olmaz ki:))

Makul ve masum sorular soran Telekom, sifre verilmemesi sebebiyle –hakli olarak- kendisinin uzerine egilinildiginden bahsediyor, tabiidir, o sorulari soran isim “Telekom” oldugundan oturu “Telekom” ismine karsi bir ilgi oldugu malum…

Fakat, sifreli olmasina ragmen “Cetem”le birlikte oraya girememem ve “komsu” INTERTURK Forum’a ikidebir “OYLESINE LAF” ismiyle yazilar asilmasi, ardindan tamamen ozenti ve ajite kokan laf ola beri gele bir nickle yazilmaya baslanmasi, aslinda benim ortaya cikmami saglamaya yonelik psikolojik bir baski hareketi oldugunu gosteriyor; yani, Telekom’a dahi, “ben” oldugum zanniyla -ki hakkini vermek lazim bana da benziyor ama benim kullanamayacagim bazi ifadeleri kullanio ki buda bilenlere bir isaret olsun; o ben degilim: BEN BEN OLAN BENIM:)))))))))))) - uzerine gidildigini tahmin ediyorum ki, buda benim icin guzel birseydir, dostluklar boyle DUSMAN eliyle daha tatli kurulur!.

Neyse “bencilce” dusuncelerden kurtulalim; “Telekom” ismi de belli bir sani haketti, bunu da teslim edelim!..

Artik kina yakabilirler, muradlarina erdiler; bir daha onlarin mekanina ugrayacagimi pek sanmiyorum ama canim blogumdan ve musait forumlardan canlarini okumaya gayret edecegimi buradan garanti ediyorum:))

Onlar uyandirdilar; ne guzel blogumla ilgilenecek, kendi halinde bir hayat surecekken, kapali oldugu bir donemde –benden habersiz!!!- TR Forumda iceride yazilar asilmasi cinlerimi tepeme getirdi!

Butun bunlarin arkasinda Vlad3-Kehribar-Kadri-Omer Selim nicklerini kullanan I$ denilen kopilin oldugunu biliyorum!

TR Forum’un acilis sayfasina bakin, ilk mesaji bile o yazmistir ve o gunlerde Alpin ismiyle (“Lapin” degil J ) de “idare” ediyordu…

Fakat gorebildigim kadariyle, -INTERTURK Forumda belgelendi- ayni dakika icinde –parsimony’e gore atilmasi cok zordur- iki mesaj atarak, aslinda “ISTANBUL SEVI-I$” nickinin “ORTA MALI”, yani bir grubun elindeki bir “sembol nick” oldugunu kendi elleriyle ifsa etmislerdi! Dedim ya bunlar bu kadar BECERIKSIZ I$'TE:))

Daha sonra devam ederiz!.

Simdilik bu kadar; “muhtari” oldugum Kuzguncuk sahilinde turlarken dokulen kırıntılar bunlar iste; ha, yarın Kuzguncuk Park’ında “bando gosterisi” var, aksam 21’de baslıyor. Mahallenin de reklamını yapalım birazJ

OYLESINELAF@

oylesinelaf@mynet.com

Notlar:

1) Dedigim gibi cevap veren olursa, yukarıda mailim var, aynen yayınlarım; makul bir aciklama istiyorum...

2) Bekci Murtaza, neredesin?!